22 Ağustos 2011 Pazartesi

robin hood

robin, sherwood ormanlarında takılırken ütopik ama sevdigim bi karakterdi,ama onun kızıltoprağa uyarlanmış dişi versiyonu,hayatta bi kadından yediğim ilk kazık olarak arşivimde yer aldı,fuck off robin!

hikaye şöyle başlar,kızıltoprakta ailesiyle yaşıyan 3-4 yaşlarında ki ben ve girizgahta adı geçen yine aynı yaşlarda ki billur,nerdeyse bütün oyun vakitlerini beraber geçirirdik,aramızda ki aşkın tarifi yoktu,hayır vardı -oyun-
aynı apartmanda oturuyoduk,aynı yaşlardaydık,bütün gün beraberdik,muhtemelen aşağıdaki gibi gözüküyoduk;
gelelim hikayenin yaş kaç olursa olsun her aşkta acı vardır kısmına,bizimkilerin durumu o dönem iyiydi,bi de durmadan bi koli oyuncakla almanyadan gelen bi amca vardı,80 lerin başlarındaki yokluk dönemine istinaden baya bi varlık içindeydim,

ama billur bize gelip gitmeye devam ettikce o kolileler inmeye başladı,gelenden daha hızlı gitmeye başlayınca geriye tek gerçek kaldı ki o da aşkına o yaşta bile sölemesi zor hadise,bizimkiler olayı zaten farketmemişti,ben söliyebildin mi onlara, tabiki hayır

peki noldu,neden aynı apartmanda oturan ve aynı gelir grubundan ailenin çocukları arasından böyle bişi gecer,neden çalar,şunun için;

annemle bigun eve donerken,ki o donem rakıya da sarılamıyorum en fazla nesquik kafası yaşadığım dönemler,kapıcının oglunu benim uzaktan kumandalı arabamla oynarken görüyoruz,tabiki nerden geldi bu sana hacı bu bana bile cok uzaktan gelmişti dedigimizde cevap tabiki billurdu ,

seviyeli birliktelimiz oraya kadardı,nedense cok açık,kendi de söyledi,robinhood sendromu,olandan al olmayana ver,ve bu kız 4 yaşında,istese zaten verirdim,öyle degilmidir guzel hatunları elde tutmak icin pırlanta alma adeti

bi daha hiç eskisi gibi olmadı,açılışı süper yaptım devamı daha travmatik

bu kadar kucuk bi hikaye icin fazla uzattım sonrakiler daha dolu olucak...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder