son gunlerdeki kesfim olan bi hanımefendi var dinlenebiletisi yuksek,buğulu ve etkileyci bi sese sahip olan;agnes obel, onu dinlerken yazıyorum su an modum da mumkun mertebe yerlerde,dogasıyla karanlık,karamsar,pazar aksamının antipatikligine yarasır bi yazı cıkıcak
beklenen ortalama yasam suresi,giderek sogumakta oldugum yalnız ve guzel ulkemde 73,6 ymış,tabi bu ortalamayı yukarı ceken kadınların ortalaması,onlar daha uzun yasıyolar,yani mevzu bahis diger tarafa yolculuksa,önce kadınlar ve cocuklar söz konusu degil
burada kadınlar tabi daha uzun yasar dırdırı yiyen tarafın direkt gitme istegi artar omru kısalır geyigi yapmadan size bi kac rakam vericem,en uzun kazık cakanlar ulkesi andorra 83.3 ortalamayla,bu konuda yorumumu zaten yukarıdaki görseli koyarak yaptım sadece bilmek isteyen için söliyim andorra,fransa ile ispanya arasında kalan diger bi deyişle iber yarımadası avrupanın kafasıysa avrupanın bogazının dugumlendigi noktadaki kucuk ve sadece turizmle gecinen bir ulke andorra
diger taraftan yavas hareket ederek kendilerini yıpratmayan ve surekli sıratarak omur uzatan sinsi japonların da tabiki omur süreleri 80 in ustunde,ancak bu rakam biraz asagı inebilir fuck-ishima felaketinden sonra
neyse aslında yazıma milletin ne kadar yasadıgından ya da nedeninden bahsetmek icin girmemiştim sadece kendimdeki karmaşadan yola cıkarak bişiler karalamak istemiştim,yani soru şu ki nasıl olur da hayatının bi kesiti icin ya guzel gidiyor ya da ya kotu gidiyo be abi diyemezsin,benim bu soruya cevabım su anda sadece gidiyor olucak,cunku iki alternatif için de nedenlerim var ve bu sadece bende karmasa ve huzursuzluk yaratıyor
iş acısından guzel giden ask acısından uzak giden dostlar acısından bok gibi giden hayat trendimin bu kesiti bana sunu farkettirdiki hep guzel ya da kotu gunler yok,bazen araf trendi de var,zaten hayatın karmasıklıgı konusunda tavsiye verebilecek en son tiplerden oldugum icin konunun devamında benden tavsiye duymayacaksınız,sadece gözlem ve tahminlerimle ahkam kesmek üzere tasarlanmısım
bence genel olarak sorunumuz su;giderek artan oranda egoistlesiyoruz,gercek paylasım giderek azalıyor,yani herkes samimi ama bu samimiyet karsılıklı dialog surdugu surece var,ıhtıyac anında herkes kendi kabuguna cekiliyor,ya da biri bişi isticek/beklicek diye ödler kopuyor,işin yanıltıcı noktası da su ki yukarı da söyledigim gibi iyi anlarda herkes sizinle samimi,sanıyosunuz ki hep öyle gidicek,ama o gunesli gunlerin bitcegi yer de belli
yalnızlık edebiyatı uzerine en cok yapılmıs konulardan oldugu icin ne yazılsa artık ucuz ya da hafif kacıcak ama gercekten gun gectikce anlıyorum ki gercekten yalnızız,yani hayatınızda gercekten varolcak aile dısı 5 kişiniz varsa ,ama her durumdan soz ediyorum,baya sanslısınız sizin beklenen omur ortalamanız da muhtemelen yuksek olur
sanırım ben de su farkındalıga erdigime göre artık insanlardan cok sey beklememe ve buldugumla yetinme evresine gecebilmeliyim,benim dogrularım herkesin dogruları olmayabilir,olmuyor da,bunun icin konusmanın ya da sitemin de işlemedigini söyleyebilirim sizlere rahatca,durumu kabullen,zevk almak kacınılmazsa tecavuze bak,kontrası her zmana sevmişimdir
sonuc kısmında sunu demek isterimki bu andoralılar bu kadar uzun yasıyolarsa bu sadece karlı daglar ve guzel kanyonlarla acıklanamaz,onlardan burada da var,belki daha saglam dostluklar ve daha yakın ilişkiler vardır hatta yasaya girmiştir yapmayanı meydanda deşifre edip ayıplıyolardır belki,neyse ben bu coğragyadan gerçekten sıkıldım gidip Naboo'ya yerleşicem.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder