Cesitlemeler
Ofiste siradan bir gun. Ilk kahvemi icip uyku sersemligimden kismen kurtuldum. Zaten ulke gundemine soyle bir goz gezdirdikten sonra gozler aciliyor gayri-ihtiyari. Herhangi bir ulkenin bildigimiz anlamiyla 3. sayfa haberi seklinde bir politik gundemimiz ve daha kotusu gozle gorulur bir hizda kotulesmesine tanik oldugumuz bir sosyo-kulturel yapimiz var. Yani 80 milyon populasyonu barindiran koca cografyada guzel seylerin olusup yerlesmesi uzun zamanlar alirken toplumsal cozulme ve yozlasmanin, suca yatkinlik oraninin bu kadar hizli artabilmesini ne ile aciklayabiliriz bilmiyorum ancak kesin olan sey `civimiz cikti`.Haftaya bugun dogum gunum, 4 Mayis. Hala pohpohlanmayi sevmekten kurtaramadim kendimi. Bir sekilde etrafimdaki insanlar benim icin o gun toplassinlar, `iyi ki dogdu`mu, benim icin `nice yaslar` olucagini ve bunu `sevdiklerimle beraber gecirecegimi` soylesinler istiyorum. Gercekten gelebilecek potansiyel hediyeler bu temennilerin yaninda ancak teferruat kalir. Sanirim pohpohlanma eksikligi hissetmemeye basladigim gun ozsaygim articak. O gunu `Dunya Star Wars Gunu (may the fourth be with you) ya da`Dunya Mucizeler Gunu` olarak kutlamak istiyorum 40`larimda. En nihayetinde Star Wars`i da severim mucizeleri de. Bu da yakin gelecekti bana yazili mesaj olarak burada kaydolsun.
Yasadigim sehirde doga ve tarih olmasi benim icin yeterli bir tatmin olurdu. Zaten oyle bir sehirde sanatin olmasi da kacinilmaz ki zaten en buyuk ilham kaynaklari bunlar degil midir? Da Vinci`den Gaudi`ye kadar sanatcilarin yetenekleri ustune yaraticiklarini ortaya cikaran sey dogadaki gozlemleri olmus sebil sayida sanatcinin gecmisten gunumuze. Zaten kuslarin hareket dinamigini saatler, haftalar boyu gozlemlemeseydi Leonardo, nasil tasarladi `Ucan Makinasi`ni hele ki 1485-1488 dolaylarinda? Ondan sonra ilk ucagi ancak 1903 yilinda ucarabildik tam 415 sene sonra ABD`li Wright kardesler vesilesiyle
Bu 2 yil aradan sonra yazdigim ilk blog yazisi oldugu icin isinma turu olarak bakiyorum. Yazarken farkettim bir kez daha, eger okumak vazgecilmeziniz ise yazmak da bir noktada ihtiyac olarak beliriyor. Tabiati boyledir, okursun, okudukca dusunursun, dusundukce sormaya baslarsin, sormak da varolmaktir. Kendini ifade etmek ihtiyaci hissettiginde bence terapist kadar etkili olabilir yazmak. Dort yillik akademik kariyerlerine, sertifikalarina, halden anlayan entel tavirlarina lafim yok ama insanin cozumunun hala kendi icinde ve dogada oldugunu varsayiyorum. Ispatlayamayacagim icin varsayiyorum dedim ancak guclu bir inancim var. Yola ciktigimiz noktada da bu boyleydi. Hepimize ogretilen ya da inanmamiz istenen bir algi var. Neolitik devrimden once ki insanlarin zeki olmadigi ya da cok ilkel bir beyni oldugu seklinde. Bu noktada bugun ile kiyaslanamaz doga ve atmosfer zorluklari icinde hem hayatta kalip hem de gelisimlerine kesintisiz devam eden insan irkinin o donemlerde ilkel beyinligini oldugunu kabul etmek en basit mantiksal yaklasima bile uygun dusmemeli. Cunku bu gelisim ve ilerlemelerini sadece hayatta kalma gudusuyle aciklayamayiz. Zaten neolitik devrimden sonraki ademoglu havva kizlari kelimenin tam anlamiyla `biz vardik` demisler. Zaten insanoglunun bugunki geldigi noktanin temellerini atan iki devrim var, gerisi etkisi yuzyillara bile yayilamadan tarihsel olgu olarak kalmis duzinelerce devrim arasindan siyrilan. Buzul cagindan sonra yerlesik hayata gecip ekip surmeye basladigimiz, bu vesileyle koyleri kasabalari olusturmaya basladigimiz `Neolitik Devrim` ile bugun dunyada yalnizca nufusun yuzde 1`nin yarinini dusunmeden refah icinde yasatan, yari nufusun aclik sinirinda oldugu, 1.5 milyar insanin temiz icme suyu bile bulamadan yasamina devam ettiren devrim, `Sanayi Devrimi`.
Aslinda bir onceki paragrafta yazdiklarim kendi basina bir yazimin konusu olucak velhasil bu yazimi yine onunla alakadar bir alintiyla noktaliyacagim. Ronald Wright `Ilerlemenin Kisa Tarihi` adli kitabin yazari. Kesinlikle okunmasini ilk onerecegim kitaplardan. Hatta Martin Scorcesse bu kitaptan ilham alip belgeselini cekmistir, `Surviving Progress`. Kapanis notum Mr Wright`tan, Amerikalilar icin soylemis ama hepmizi bagliyor; `Amerika`da sosyalim hicbir zaman kok salmamistir cunku fakirler kendilerini somurulen calisan olarak degil yoksullgu gecici milyoner olarak gorurler.`
