22 Ocak 2012 Pazar

sıradan bi pazar güncesi

belki de son yılımız olan ikibinokideki ilk yazım millet,parmaklarım kireçlenmiş yine bi ay olmus son yazımdan sonra

son zamanlarda geçirdiğim en keyifli haftasonunun sabahına yazı yazma iştahım geldi,unutulmamış birer birer eski dostlarımla bi araya geldik,evveliyatımız 13 yıla dayanıyor ama dordumuzun aynı karede yer alamayışının üstünden neredeyse 9 sene geçmiş,arada ikişerli görüşmeler olduysa da bu farklı bişi

yazılarımı okuyan ya da beni tanıyan bilir es dost mevzularında hassasımdır,ufak hayalkırıklıkları kartopundan çığ etkisi yaratabilir ancak kazın diger ayagı hayalkırıklıgı yerini vefa ve samimiyete bırakıyorsa mantı lezizliğindedir sosu iyidir tereyağı boldur

iş konusunda gündemim daha belirsiz,motive ve iştahlımıyım,sonuna kadar,koşarak gittiğim bi ofisim,baya severek yaptığım bi işim,tatminkar seviyede bana verilen sorumluluklar var ve hepsinden onemlisi aynı odayı 10 saatten haftada 50 ayda 200 saat paylastıgım 5 kişilik ekip de aile gibi,finans sektorunde denk gelmesi zor bi ambianstır bu,bu yaşa kadar girip çıktığı bi kac plaza içi finansal yaşam formlarından ve gözlemlerinden hatta duyumlarından aldığım itibariyle,birinin derdi herkesin derdi olmakta

işte bu noktada tek can sıkıcı şey,ki gerçekleşirse aslında beni baya bi mutlu etcek ve içimdeki "idil" hasretini dindiricek olan,bu ofisi bırakıp gidip dubai ellerdeki bankamın hazinesinde görev alma çalışmalarım,yani burda tatmin seviyem yuksek olsa da dubaide yasayıp çalışmak durumunda olan ve son 5 ayda 5 kere gördüğüm bi yare sahibim,adı idil,başta onu gönderirken bi yıl sonra onun dönmesi istanbula şeklinde konuşmuştuk ancak şimdi dubaideki tamamen maddesel şartları ögrendigimizde her ne kadar suni ve sıcak olsada dubaiye benim gitmem ve bi sure orada ikamet konusunda fikir birligi yaptık,bu da buradaki ofisi daha da önemlisi ekibi bırakmam demek,aslında bu aynı bankada kalarak dubai ye transfer olmam durumunda cok da kotu olmayabilir,donuste(1-2 yıl) kapıların yine bana acık olucagına eminim ancak oradaki merkez bana boyle bir fırsat sunmaz ise alternatiflere bakmak zorunda kalıcamki bu baya bi ayrılık demek herne kadar idil yarimle kavusmak anlamına gelse ve önceligim olsada

tabi işin maddi boyutu var,hepimizi yılsonuna dogru iyice artan oranda maaştan vergi kesintilerine bogulduk, hem işverenden bizi çalıştırdıgı için aldıgı vergi,hem de bizden işveren altında çalıstıgımız vergi,brezilya dizilerinde hem evin beyi hem evin bahcıvanıyla kırıstıran evin hafif meşrep kızından halliceli hareketler bence,işte dubaide bu vergi yok,brut/net maaş ayrımı yok haliye,neyse onu alıyorsunuz,ustelik maas ortalamaları buranın 1.5-2 katından başlıyor,sonucta lukse bi yatkınlıgım yok,olmıcak da,ama biraz pahalı hayallerim var,kimisi vardır dogup buyudugu semtten ya da sehirden bile cıkmak istemez,kendini güvende ve huzurda hissetmesi onceligidir,kimi de benim gibi aynı yerde saymanın vakit kaybı olucagını ve varın yoğun bunu kırmaya harcanabilecegini dusunuyodur,

amma velakin bunu gerceklestirmek adına aileden gelen pek bi somut destek olmadıgından kendi imkanları yaratmak icin bekledim bu vakte kadar,daha dogrusu zorunda kaldım,ama simdi olustu,bu zamana kadar yaptıgım bi kac buyuk ama az sayıda kesfi gecersek bu yıl itibariyle keşiflerime baslıyorum,burada da her gittigim yer,her begendigim yemek,her bayıldıgım manzara ve her lokal hikayeden bi parca bulucaksınız,aslında buna iki defa ziyaret ettiğim dubaiyle de başlayabilirim ama dedigim gibi cok sempati duydugum ya da beni yazmaya sevketcek bi yer degil ondandır ötelemem

şimdilik bu pazar karalıcaklarım bu akdar,daha aktif kullanmak istiyorum burayı onun icin ısınmak adına hayatımda anabaşlıkları kaleme alarak kiri pası attım,

takipçi sayımdaki sabitlik hala umutlarımı kırmıyor,iyi pazarlar...